
A'dan başlar aydınlık,
Bir taş
koyar bütün yapılara öğretmen.
Soluğudur düşüncenin
Buğdaydan
yalaza dek
Yeryüzünde ne varsa ondan gelmedir,
Yeryüzüyle el ele öğretmen...

Göz gözdür
o,uzakları görürüz,
Ağızdır
o,türkü söyleriz,
Haykırırız
günlerden.
Ulaşırız erdem üstüne,
Gelecekler üstüne biz hep.
Çizer
büyük değirmisini
Uç olur
da bir pergele öğretmen...

Sular
Geceden gündüze akar dedi
öğretmen
Yoksa ben su muyum?
Çiçekler de
Uyurlar dedi öğretmen
Yoksa ben çiçek miyim?
Yeryüzünden gök yüzüne
görür dedi öğretmen
Yoksa ben uçurtma mıyım?

Gidiyorsun öğretmenim
Uzaklara...
Düşeyim
ben de ardından
Sana
varan topraklara....
Bir
resmini çizsem defterime
Kağıdıma gün doğar
Yüreğim
inan ki öğretmenim
Senin
varlığınla bahar...

Yoklama defterinden
öğrenmedim sizi,
Benim haylaz çoçuklarım...
Sınıfın en devamsızını,
Bir sinema dönüşü
tanıdım,
Koltuğunda satılmamış
gazeteler...

Dumanlı bir salonda,
Kendime göre karşılarken
akşamı,
Nane şekeri uzattı en
tembeliniz...
İsterken adam olmanızı,
Çoğunuz mektebe uğramaz
oldu,
Palto ve ayakkabı
yüzünden....

Al, işte boyalarım
Bir resim yap bana,
Kâğıdı kocaman olsun...
Bir manzara çiz
Anadolu'dan
Şöyle güzel bir manzara
Seyrine doyum olmasın...
Dünyamı karartan
Kara bulutları çizme
sakın!

Önce, güneşi yap, En üst
köşeye;
Aydınlatıcı olsun,
Sıcaklık versin gönüllere...
Ön plânda Bir çoban görünsün;
Yaslamış sırtını Ulu bir çınar ağacına.
Kavalını da ver eline
Yanık yanık çalsın
Bizim türkülerden...

Çıngıraklı Kınalı koyunları,
Kuzuları da yap tabi.
Gönüllerde sevgiyi yeşerten
Çimenleri de boya.
Sümbülleri, nergisleri de çiz
Körpe çocuklar misali...
Bir dere aksın yan
taraftan
Beyaz köpüklü,
Suları serinletici olsun
Yeşertsin tohumları...
Sonra; Uzaklarda görünen
Bir köy olsun,
Bizim köyümüz. ..

Evleri görünsün; kerpiçten.
Okulunu da çiz; Bacası ak tüten...
Ve, Bir yol çiz
Arkadaki dağların ta yücesine
Aydınlık olsun...
Eline sağlık öğretmenim,
Olmasaydı bu çizgiler,
Boş kâğıt neye yarardı!..

Ben
Kelhok köyünde öğretmen
Kopup
gelmişim başkent yöresinden
Irmaklar
geçmişim dağlar geçmişim
En son
istasyonda inmişim trenden...
Sonra alıp bavulumu
Keçi
yollarına tırmanmışım
Giysilerimin yarısını çakır dikenlerini yemiş
Pabuçlarımı sevmiş yolumun sivri taşları...
Köye girmişim bir gece yorgun argın
Ertesi gün
alıp bu ilk mektubu yazmışım
Ben Kelhok köyünde öğretmen
On
dokuzuna yeni basmışım

SON DERS
Eğmeyin başınızı öyle
Size başınızı eğmeyi öğretmedim
Silin gözünüzdeki yaşı
Size ağlamayı öğretmedim
Sevgi, Umut, Güven sundum size
Başınızı dik tutasınız diye

Hey hey,burası bir dağ köyü,kurda kuşa
Göğün
kıyısına bırakılmış-
83 toprak ev,83 acı duman,
Çoluğuyla,çocuğuyla 415
karanlık
Kurtulacağız,el ayak
kurtulacağız,
Bir okul yapıla, bir gele
öğretmen....

Ben bir köy
öğretmeniyim..
Alın yazım çamurlu yollara yazılmış
Uzak ışıklı şehirlerden
Mektuplar yazmışsın, Aldım
Ekmeğin tanesi 15 Lira olmuş
Günler su gibi geçiyormuş
Bana
anlatma oraları gelemem
Köy
öğretmeniyim biliyorsun
Ben bir köy öğretmeniyim,
Yayık ayranı icerim en
tazesinden
Bir yurt yaptın kendime
Yurttaşın Hasan'ından, Emine'sinden....
YALNIZLIK ŞİİRİ
Bilmezler Yalnız yaşamayanlar..
Nasıl korku verir
sessizlik insana..
İnsan nasıl konuşur
kendisiyle
Nasıl koşar aynalara
Bir cana hasret..
Bilmezler...
Orhan Veli KANIK
(Tüm köy
Öğretmenlerine...)
Fotoğraflar : Mehmet DİVİLİ
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz. |